Evde bir balık sofrası kuracağınız zaman “Balığın yanında ne yenir?” diye düşünüp nefis salatalar hazırlıyor ve son aşamada helvayı sofranıza davet ediyorsanız yalnız değilsiniz. Gittiğiniz balık restoranlarında balık yedikten sonra helva öneriyorlarsa bu da tesadüf değil. Her ne kadar halk arasında “Balık yedikten sonra üzerine helva yiyin ki balık öldüğünü anlasın” diye şakalar yapılsa da işin aslı çok farklı. Balığın üzerine helva yememizin sebebi aslında tamamen sağlığımızla alakalı. Gelin balığın üzerine neden helva yenir, birlikte öğrenelim. Düşen kan şekerine çare

Kalp dostu Omega-3 yağ asitleri açısından oldukça zengin olan balık aynı zamanda yüksek oranda iyot, demir, çinko gibi mineraller içeriyor. Tüm bunları aynı anda vücuda almak sindirim sisteminde de rahatsızlıklara ve tahribata yol açıyor. Çoğu zaman mide bulantısı, şişkinlik, halsizlik hissediyoruz ve kan şekerimiz düşüyor. Bunun için balığın üzerine hemen tatlı yeme ihtiyacı doğuyor. Sütlü tatlılar balığın bayat olması ihtimaline karşı tüketilmezken şerbetli tatlılar yüksek şeker oranıyla mideye rahatsızlık vermeye devam edeceği için tercih edilmiyor. İşte bu noktada en ideal tatlı olarak helva devreye giriyor ve balık yedikten sonra yaşanan kan şekeri düşüklüğüne çare oluyor. İşin sırrı tahinde.



Balığın üzerine helva yenmesinin tek nedeni bu değil elbette. Diğer yandan helva içerdiği tahin sayesinde balık sofralarının sağlıklı bir kurtarıcısı oluyor. Nasıl derseniz hemen anlatalım. Zira tahin denizlerdeki kirlilikten dolayı balıklarda biriken ağır metalleri sıfırlıyor, radyasyon ve bazı ilaçların etkilerinden vücudu koruyor, aynı zamanda vücuttaki fosfor miktarını düzenleyerek midedeki asit dengesi normalleştiriyor. Bu yüzden helva sadece balık sofralarına leziz bir son olmakla kalmıyor, aynı zamanda aşırı miktarda tüketilmemek kaydıyla sağlığımızı da koruyor. Ağız kokusuna da iyi geliyor.

Fırında Sıcak Helva Tarifi İçin Malzemeler
• 300 gram tahinli helva (fıstıklı, sade ya da dilediğiniz çeşit)
• 1 yemek kaşığı limon suyu • 1 çay bardağı süt
• 1,5 tatlı kaşığı tereyağı

Fırında Sıcak Helva Tarifi Nasıl Yapılır?
1. Helvayı küp küp doğrayın. Bir kabın içerisine alın.
2. Üzerine sütü, oda sıcaklığındaki tereyağını, limon suyunu ilave ederek çatal yardımıyla ezin ya da blenderdan geçirin.
3. Hazırladığınız karışımı orta boylarda ya da küçük boylardaki güveç ya da ısıya dayanıklı kapların içerisine pay edin.
4. 190 derecede önceden ısıtılmış fırında üzeri kızarana kadar pişirin. Çıkarıp sıcak sıcak servis edin. Afiyet olsun…

Yoğurtla yapılan yüz maskesinin haftada en az bir kez kullanılması, cildin esnek ve parlak olmasına yardımcı olur. Yoğurdun ana bileşenlerinden biri olan laktik asit, birçok cilt bakım ürününün ana bileşenidir ve etkili bir cilt nemlendiricidir. Ayrıca kırışıklık ve ince çizgilerin önlenmesine yardımcıdır.

100 gr yoğurtta yaklaşık 1 mg çinko vardır ve bu sayede cildin sıkılaşmasında, akne ve sivilce oluşumunu engellemede etkilidir. Akne lekelerini önlemek için yoğurt maskesine limon suyu eklenerek uygulanabilir.

Güçlü bir kalsiyum kaynağı olan süt, özellikle de gelişim çağı dönemindeki çocuklar için muhakkak tüketilmesi gereken besin kaynaklarındandır. Kemik gelişimi için önemli bir rol oynayan süt, içerisindeki kalsiyum nedeniyle kilo vermeyi de kolaylaştırıyor.
Sütün zayıflatıcı etkisi yapılan araştırmalarla ortaya çıkmıştır. Durum böyle olunca günlük hayatta severek tüketilen süt ise zayıflamak isteyen kadınların gözdesi haline geliyor.

Özellikle de yemek yemeden önce 1 çay bardağı kadar süt içmek iştahın kesilmesine neden oluyor. Aynı Zaman Süt iyi bir Tok tutucudur. Diyet sırasında içeceğimiz sütün az yağlı olmasına da özen gösterilmesi gerekiyor.

Ayrıca sütünüze tarçın eklemek kan şekerinizi düzenlemeye yardım edeceği için abur cubur atıştırma ve diyet yapanların korkulu rüyası tatlı isteğini de bastıracaktır.

Günde 2 defa yemeklerden 15-20 dk. Önce 1 çay bardağı süte yarım çay kaşığı tarçın ekleyerek içiniz. Üzerine su da içebilirsiniz. Afiyet olsun…

100 gram beyaz barbunyayı geceden ıslatıp, ertesi gün süzün ve barbunyaları 1 litre suda kaynatın. Barbunyalar pişince süzün ve elde ettiğiniz suya 25 damla kayası çekirdeği yağı, 25 damla buğday yağı, 25 damla ceviz yağı ekleyin. En az 5 gün boyunca her kullanımdan önce iyice çalkaladığınız solüsyondan sabah akşam temiz cildinize uygulayın. masaj yaparak iyice yedirin. 30 dk. sonra isterseniz yıkayabilirsiniz. Sıvıyı dolapta muhafaza etmeyi de sakın unutmayın.

Temizleyici ürün olarak sabah akşam ve solüsyondan önce sadece pirinç sabunu kullanın.
*Ceviz, kayısı çekirdeği ve Buğday Yağlarını Karıştırarak Gece Yatmadan Önce su ile Nemlendirilmiş Cilde Sürün Ve Masaj Yaparak Yedirin.

Belki ilk defa duyduğunuz Zulumba şifalı bir bitki köküdür. Latince adı Zedoariae rhizoma, ve olan bu bitki bir çok hastalığa şifa bulmaktadır. Boyu ortalama 1 metre olan ve kökü yönünden fayda sağladığı bilinen bir çeşit bitki olup aynı zamanda sarı renkte çiçek açabilen zulumba, günümüzde şifa arayan insanların derdine derman olmaya geliyor. Zulumba bitkisinin genellikle kökleri kullanılmaktadır.

Balgam Sökücüdür, İştah Açar, Gaz Söktürür, İdrar arttırır ve idrar yolları tıkanıklarını giderir, İdrar yolu yanmalarını önler, Uyarıcıdır, Vücudun dinç kalmasına yardımcı olur. Nefes darlığına iyi gelir, Ferahlık verir.

Kullanılışı :
1 bardak suya, 4-10 gr konur, 10 dk kaynatılır, günde 2-3 bardak içilir, toz haline getirilir, günde birkaç defa 0.5-1 gr içilir.

Haricen :
Vücutta olan her türlü ağrıyı gidermek için gül suyu veya sirke ile eritilir, bu su ile ağrıyan yerlere masaj yapılırsa faydalı olur.

Zulumba Bitkisi?
Kullanılan kısımları bitkinin köküdür. Tıbbi etkilerinden daha ziyade baharat olarak kullanılır.

Alzeihmer düşmanının zerdeçal olduğunu biliyor muydunuz?
Hint ve Çin tıbbında sık sık kullanılan zerdeçal, bağışıklık sistemini kuvvetlendirmesinin yanı sıra Alzeihmer’ı da önlüyor. Son yıllarda yapılan araştırmalara göre kanseri önlemede ve tedavisinde de oldukça faydalı olduğu gözlenen zerdeçalı yemeklerinizde kullanarak sağlığınıza sağlık katabilirsiniz…

Zencefilin içerisinde yer alan gingerol maddesi ağrı kesici, ateş düşürücü ve yatıştırıcı etkide olduğunu, ince ince doğranmış 1 tutam zencefil, limon sıkılmış ılık suda 20 dakika bekletilip günde 2-3 kez içildiğinde boğaz ağrıları ve öksürüğün geçmesine yardımcı olduğunu biliyor muydunuz?
*Doğal Bir Antibiyotiktir.
*Boğaz Anjini, Faranjit, Bademcik İltihabı,
*Soğuk Algınlığı Ve Kuru Öksürük,
* Mide Ve Bağırsakta Gaz Şikayetlerini Giderir.
*Hazımsızlık Ve İştahsızlık Şikayetlerini Giderir. Sindirime Yardımcı Olur. İyi Bir Yağ Yakıcıdır.

KULLANIMI :
*Buğulama, Et Yemekleri, Kuru Fasulye, Çorbalarda, Kurabiyelerde Lezzet Vermesi Amacıylada Kullanılmaktadır. *Zencefil Zerdeçal İle Karıştırılarak Alındığında Virüslere Karşı Koruyucu Olur. 1çay kaşığı toz zencefil bir su bardağı kaynamış suyun içinde 3-5 dk. Demlenir, bal veya şeker ile tatlandırılarak içilir. Yada bal veya pekmez ile macun kıvamına getirilerek kaşık kaşık yenir

Fermante olmadığından siyah çaya göre daha fazla kateşin ve vitamin içerir.
Antioksidan özelliğe sahip kateşin bir çok rahatsızlığa zemin hazırlayan serbest radikallerin olumsuz etkisini gidermede yararlı etki gösterir. Yeşilçay yağ hücrelerinin metabolitik hareketlerini arttırarak depolanmış yağın yakılmasını hızlandırır.

Taşıdığı antioksidanlarla kolestrol ve tansiyon seviyesini düşürür.
Yaşlanma etkilerini geciktirir.
Kanserden korur.

İŞTE MUCİZEVİ YEŞİL ÇAYIN TÜM FAYDALARI :
Kolesterolün dengelenmesine yardımcı olur.
Yüksek kan basıncını kontrol eder.
Kan şekerini dengeler.
Gıda zehirlenmelerini önler.
Virüslere karşı vücut direncini arttırır.
Yaşlanma hızını azaltır.
Sigaranın zararlarını %40 ile %50 oranında azaltır.
Vücut dokusunu UV ışınlarından korur.
Kırışık çizgilerini geciktirir.
Cilt kanserini önlemeye yardımcı olur.
Tümörleri küçültür.
Antioksidandır.
Kolesterolü düşürür.
Tansiyonu ayarlar.
Bakterileri öldürür.
Grip virüsünü öldürür.
Ağız kokusunu önler.
Yaşlanmayı geciktirir.
Stresi azaltır.
Yorgunluk ve uyku hâlini ortadan kaldırır.
İdrar söktürücüdür.
Kan damarlarını güçlendirir.
Kan şekerini düşürür.
Diş çürümesini engeller.
Alzheimerı önler.

KULLANIMI :
1çay kaşığı yeşilçay bir bardak kaynamış su içinde 3-4 dk. Demlenir. Şekerlendirilmeden limon ile tatlandırılarak içilmesi tavsiye edilir.
Gün içinde 2-3 fincan içilebilir.

Soğuk sıkma üretim tekniği ile çörekotu tohumlarından elde edilen sabit yağdır. Katkı maddeleri koruyucular ve esans içermez. Tohumlar ışıl işlem görmeden yüksek basınç altında ezilerek yağı çıkarıldığından içeriğindeki önemli vitaminler özelliğini kaybetmez.

İçerdiği çinko, demir, bakır ve kalsiyum minarelerinden dolayı gelişme çağındaki çocukların ve menopoz dönemindeki kadınların kullanılmasında yararlı olduğu bilimsel olarak kanıtlanmıştır.

Vücudun bağışıklık sistemini alerji ve enfeksiyonlara karşı güçlendirir. Tümör oluşumunu engeller. Baş, diş ağrılarını, burun tıkanıklığını, uyuşukluğu ve halsizliği giderip karaciğer ve sindirim rahatsızlıklarının tedavisinde kullanılmıştır. ( İbn-i Sina )

Çörekotuyla ilgili Hz Muhammed (s.a.s.) de “Ölümden başka her derde devadır” diyerek övmüştür. Kan şekerini düzenler. Kansere karşı koruyucu etkisi vardır. Cinsel gücü artırır. Hazmı kolaylaştırır. Vücuttaki zararlı toksinleri süzerek atar. Vücudun savunma sistemini dengeler.

Kullanımı ;
Günde yetişkinlerde bir tatlı kaşığı, 6 yaşından küçüklerde bir çay kaşığı alınması tavsiye edilir.

Haricen kullanımda cildi besleyicidir. İnce cilt dokusu dışındaki cilt bölgelerindeki kepeklenme gibi sorunlarda kullanılabilir. Saçların dökülmesini önleyici özelliği düzenli kullanımda görülmektedir. Besleyici değerinin yanında antiseptik etkisi de vardır

Latince Adı: Vitis vinifera

İngilizce Adı: Grape, vine

Familyası: Vitaceae

Yayılışı: Akdeniz ülkeleri, Orta Avrupa, Güneybatı Asya

Kullanılan Kısmı :
Çekirdek

Kimyasal Bileşimi: Tanenler :
Oligomerik proantosiyanidinler (kateşin ve epikateşin), Flavonoidler: (kempferol-3-O-glikozit, kersetin-3-O-glikozit) Stilbenler (resveratrol, viniferinler), Meyve asitleri (tartarik asit, malik asit, süksinik asit, sitrik asit, oksalik asit), Vitamin E ve Fenolik bileşenler.
ÜZÜM ÇEKİRDEĞİNİN FAYDALARI:
-Kronik Yorgunlukta,
-Uyku Yetmezliğinde,
-Koletrolü Önlemede,
-Kan Damarlarını Güçlendirmede
-Kanı Sulandırmada,
-Kansızlıkta,
-Yaşlılık Etkilerini Geciktirmede, Cildi Sıkılaştırmada,
-Cildi Güzelleştirmede Etkilidir.
-E Vitamininden 50 Kat Daha Güçlü Bir Antioksidandır